Rudyard Kipling’in şiiriyle başlayalım:

“Benim altı sadık hizmetkarım var,

Her şeyi bana öğreten işte onlar.

Adlarıysa Ne, Neden, Ne Zaman

Ve Nasıl, Nerede, Kim.”

İnsanlar soru sorarlar; soruların her zaman için bir şeyi anlamak adına olduğunu mu düşünüyorsunuz? İnsanlar soru sorarlar çünkü

  • Bilmedikleri bir şeyi öğrenmek istiyorlardır.
  • Bizim bilip bilmediğimizi görmek istiyorlardır.
  • Zaten bildikleri bir şeyi doğrulamak istiyorlardır.
  • Zamanları vardır, öylesine soruyorlardır.
  • Bizimle ilgili daha fazla şey öğrenmek istiyorlardır.

Buraya yazmadığımız pek çok nedenle bize sorular gelebilir. Soruları yönetebilmek ve bunu seri yapabilmek ustalık ister.

Yanıtlamak istemediğimiz sorularda

  • Övgüyle Oyalama
  • Atlatma
  • Yanlış Yöne Sevk Etme
  • İlgisini Farklı Yöne Çekme gibi manipülasyon tekniklerinden tabi ki yararlanabiliriz.

Bununla beraber soruları profesyonelce yönetmek ve hazırcevaplık sergilemek için becerilerimizi artırmak istiyorsak, kullanabileceğimiz 7 ipucu:

  1. Kendimize hiç beklemediğimiz sorular sorabilir, kendimizi gözlemleyebiliriz. Bu gözlem sırasında asalak ses kullandık mı, fikirleri derleyip toplamak için uzun zaman kullandım mı, gerilip elimdeki ya da çevremdeki herhangi bir şeyle oynadım mı diye kendimizi değerlendirebiliriz.
  2. 1 dakikalık konuşma oyunu oynayabiliriz. Bu keyifli oyunu yanımızdakilerle oynayabileceğimiz gibi kendi başımıza da rahatlıkla oynayabiliriz. Aklımızdan bir kelime tutup onunla ilgili 1 dakika konuşmayı deneyebiliriz. Bu çalışmada dikkat edeceklerimiz, kaç cümle kurabiliyoruz, cümleler birbiriyle bağlantılı mı, konuşmamın bir kurgusu var mı, hikayeleştirebiliyor muyum diye kendimizi değerlendirebiliriz.
  3. Soru türlerini ve her bir türe ait örnek sorularını ele alabilir, proaktif yaklaşımla pratik yapabiliriz. Bu çalışma özellikle mülakatlarda ya da satış görüşmelerinde çok işimize yarayacaktır.
  4. Cicero’nun tanımıyla ilerlersek Retorik, ruhları yücelten kraliçedir. Antik dönemden günümüze gelen etkili söz söyleme sanatı olan Retorik, soruları profesyonelce yönetmemizi sağlayacaktır. İyi bir konuşma dünyayı harekete geçirebilir ve biz Retorik Ustası olarak herkesi harekete geçirebiliriz.
  5. Soruları yanıtlarken sihirli, heyecan verici, merak uyandırıcı, harekete geçirici kelimelere sahip olabilirsek ve bu kelimeleri odak bozmak – dikkati dağıtmak için kullanabilirsek soruları daha kolay yönetebiliriz. İşte bu nedenle o kelimeleri, ifadeleri listeleyebilir ve samimi bir şekilde kullanabilmek için içselleştirene kadar pratik yapabiliriz. Mucizevi sonuçlar veren bu şahane kelime ve ifadelerin yanında bizi güçsüz ve etkisiz kılan, iletişimi baltalayan, bizi zora sokan kelimeler ve ifadeler de bulunmaktadır. Soruları yanıtlarken toksik olan, çözümsüz, yıkıcı, olumsuz kelimle ve ifadelerden de sakınabiliriz.

Emerson’un dediği gibi “Yapılırken heyecan duyulmayan işler, başarılamaz.” Sorulara yanıt verirken pozitif heyecanımızı, coşkumuzu, olumlu duruşumuzu, mütebessim halimizi korumak, sorulara hevesle, tutkuyla yanıt vermek hem inandırıcılığımızı artıracaktır hem de ters köşe yapmak isteyenlerin frene basmasını sağlayacaktır.

Soruların yanıtı uzunsa, konuşmamızı bitirirken özetleyebilir, özlü bir sözle taçlandırabilir ve soru soran ya da soranların egolarını okşayabiliriz. İnsanlar konuşmalarda başlangıcı ve kapanışı göreceli olarak daha fazla hatırlar. Zor bir başlangıç yapmış bile olsak konuşmanın sonunda kapanışımızla fark yaratabiliriz.

Doğru yanıt verenler hazırlanmış olanlardır; bununla birlikte her hazırlanmış olan da profesyonelce ve seri yanıt veremeyebilir. Fakat biliyoruz ki yanıtları başarılı olanlar mutlaka sağlam hazırlanmışlardır.

Gelen soruları ustalıkla yanıtlayabileceğimiz güzel günler dileklerimle…

M.Efsun Yüksel Tunç

Eğitmen ve Yönetim Danışmanı

Yaşam ve Yönetici Koçu

[email protected]

https://www.linkedin.com/in/efsunyukseltunc/

@indusefsun

#sorular #yanıtlar #farkındalık #gelişim #başarı #indusglobal #indusconsulting